ArşivMayıs 9, 2008

Türk Rönesansı

Roma’yı bilirsiniz, hani şu döneminin en büyük gücüne ve en zengin kültürüne sahip olan imparatorluk. Askeri alandaki başarıları benzersizdi evet, ama peki ya kültürleri?

Roma kültürel alandaki eksikliğini Antik Yunan kaynaklarından faydalanarak gidermiş ve daha da geliştirmiştir, bunu da bilenleriniz olacaktır. Zaten Yunan ve Roma mitolojilerinden her şey belli oluyor. Roma mitolojisinde, Yunan mitolojisindeki aynı tanrılar farklı isimlendiriliyor sadece. Yani Romalılar kendilerinden önce ortaya konulanlardan faydalanmayı bilmişlerdir.

Peki günümüzde Avrupa ya da Batı diyince aklınıza ne geliyor? Gelişmiş ve üstün olarak kabul ediliyor, öyle değil mi? Bu durumun temel kaynağı nedir? Rönesans. Peki Rönesans nedir? Başlı başına bir çeviri süreci, Antik Yunan ve Roma kaynaklarına dönüştür. Batı tüm kültürünü çeviri yoluyla kurmuştur ve bu sadece Rönesans ile de sınırlı değildir. Bir kaç dönemde bunu tekrarlamıştır; Neoklasisizm, Romantizm, Hellenistik dönem…

Kısaca toplarlarsak, şuana kadar üstünlük göstermiş olan ya da öyle oldukları kabul gören tüm medeniyetler, kendilerinden öncekilerin yaptıklarından faydalanmış, onlara geri dönerek kendilerini geliştirmeyi başarmışlardır. Peki bu durumun aynısı neden Türkiye için geçerli olmasın? Biz de bir Türk Rönesansı gerçekleştiremez miyiz?

Türk tarihi boyunca her alanda yapılan ya da yapılması planlanan faydalı bilgileri günümüze uyarlayarak geliştiremez miyiz?

Biraz esnetir ve Türk tarihinin yanı sıra insanlık tarihi boyunca gerçekleştirilenlerden pay çıkartarak bir Türk Rönesansı, yeniden doğuşu gerçekleştiremez miyiz?