Türk Rönesansı

Roma’yı bilirsiniz, hani şu döneminin en büyük gücüne ve en zengin kültürüne sahip olan imparatorluk. Askeri alandaki başarıları benzersizdi evet, ama peki ya kültürleri?

Roma kültürel alandaki eksikliğini Antik Yunan kaynaklarından faydalanarak gidermiş ve daha da geliştirmiştir, bunu da bilenleriniz olacaktır. Zaten Yunan ve Roma mitolojilerinden her şey belli oluyor. Roma mitolojisinde, Yunan mitolojisindeki aynı tanrılar farklı isimlendiriliyor sadece. Yani Romalılar kendilerinden önce ortaya konulanlardan faydalanmayı bilmişlerdir.

Peki günümüzde Avrupa ya da Batı diyince aklınıza ne geliyor? Gelişmiş ve üstün olarak kabul ediliyor, öyle değil mi? Bu durumun temel kaynağı nedir? Rönesans. Peki Rönesans nedir? Başlı başına bir çeviri süreci, Antik Yunan ve Roma kaynaklarına dönüştür. Batı tüm kültürünü çeviri yoluyla kurmuştur ve bu sadece Rönesans ile de sınırlı değildir. Bir kaç dönemde bunu tekrarlamıştır; Neoklasisizm, Romantizm, Hellenistik dönem…

Kısaca toplarlarsak, şuana kadar üstünlük göstermiş olan ya da öyle oldukları kabul gören tüm medeniyetler, kendilerinden öncekilerin yaptıklarından faydalanmış, onlara geri dönerek kendilerini geliştirmeyi başarmışlardır. Peki bu durumun aynısı neden Türkiye için geçerli olmasın? Biz de bir Türk Rönesansı gerçekleştiremez miyiz?

Türk tarihi boyunca her alanda yapılan ya da yapılması planlanan faydalı bilgileri günümüze uyarlayarak geliştiremez miyiz?

Biraz esnetir ve Türk tarihinin yanı sıra insanlık tarihi boyunca gerçekleştirilenlerden pay çıkartarak bir Türk Rönesansı, yeniden doğuşu gerçekleştiremez miyiz?

1 Yorum »

  1. M.Erdinç Dedi:

    on Mayıs 10, 2008 at 10:17 am

    Ben sahip olduğum tarihi ve kültürel mirasa son derece önem veren ve saygı duyan biriyim.Ve tarihimizle ilgili yazılar okumayı araştırmalar yapmayı çok severim.Ne zaman geçmişimizle ilgili gerçeklere dair sağlam yazılar makaleler okusam ne zaman geçmişimizle ilgili fazla bilinmeyen bazı gerçekleri öğrensem boğazım düğümlenir çok üzülür ve çaresizliği son damlasına kadar yudumlarım.Neden mi?…

    Ben gördüm ki tarihte bilimsel olsun kültürel olsun çoğu alanda biz Türkler kırılma noktalarına imza atmışız biz bulmuş biz keşfetmişiz ancak başka milliyetler getirmiş devamını…Biz akıl etmişiz biz eksikliğini görmüşüz başka milliyetler yapmış gerekeni..Hiç unutmam ünlü bir misyonerin o sözlerini ; “Siz kendinizin farkında değilsiniz ama biz sizin farkınızdayız…” tüyler ürpertici değil mi? Onlar bizim gücümüzün farkında herşeyin farkın ya biz?…

    Avrupa medeniyet modernlik merkezi gözbebeği değil mi?Onlar kadın-erkek eşitliğini rüyalarında göremezken biz kadınlarımıza seçme-seçilme hakkı vermiştik bu yakın geçmişten bir örnekti..Osmanlı yıllarında ise verilecek sayısız örnekler var..Okuyun araştırın tarihte devrim yaratmış çoğu yeniliğin altında bir Türk’ün bir müslüman’ın imzası var.Ve Osmanlı İmparatorluğu Türk-İslam çatısı altında diğer ırk ve milliyetlere hoşgörü ve şefkatta kusur etmeden 3 kıtaya hükmetti lütfen bana kimse raslantı ya da şans olduğunu söylemesin…

    Fatih Sultan Mehmetler,Kanuniler,Birûniler,Ali Kuşçular…Devlet adamlarımızla bilimadamlarımızla ; insanımızla fikrimizle gönlümüzle ..Türktük üstündük yön verirdik dünyaya zorbalıkla değil hoşgörümüzle ilmimizle bilimimizle sahibi olduğumuz uçsuz bucaksız kültür mirasımızla..Uyansak bu derin uykudan gelsek kendimize kavuşsak özbenliğimize herşey o kadar çok farklı olcak ki…

{ Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri.} · { URI'nin geri izlemesini yap. }

Yorum Yapın